anasayfa makaleler makale arşivi Türkçeyi Öğrenelim: Faşistler saldırır, gazeteciler savunur!
Türkçeyi Öğrenelim: Faşistler saldırır, gazeteciler savunur! Yazdır e-Posta
Çarşamba, 25 Kasım 2009 19:51

Tarafsız olmakla övünen Milliyet gazetesinin, haberleri nasıl çarpıttığını biliyoruz. Direk yalan habere denk gelmedik henüz. Ama Türkçenin esnekliğini kullanıp nasıl da çarpık haber verdiklerine çok şahit olmuştuk. Alın size milliyetten bir yalan haber:

22 Kasım’da İzmir’de DTP konvoyuyla ilgili haberler alıyorlar. 5 kişi yaralanıyor. Ve milliyet bunu ana sayfasından söyle duyuruyor:

 

 

Sağ üstte gördüğünüz gibi, “DTP konvoyunda kavga”. “5 yaralı var!”. Bu haberi ilk okuyan insan zanneder ki DTP konvoyunun İÇİNDE bir kavga çıkmış, bu sebeple de 5 kişi yaralanmış. Oysa bir okuyucu olarak haberin linkine tıklayarak giriyoruz ve okumaya başlıyoruz:

 

 

Yine aynı başlık: DTP konvoyunda kavga. Ama altta başka bir haber: DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ü karşılamak üzere oluşturulan araç konvoyundaki partililerle bir grup vatandaş arasında kavganın meydana geldiği Üçyol Kavşağı’na, çevik kuvvet ekipleri sevk edildi.

Birden bire anlıyoruz ki aslında DTP konvoyunda kavga felan yok. DTP konvoyuna birileri saldırmış. Peki kim saldırmış? Bir grup vatandaş. Peki ne diye sloganlar atıyorlarmış? “"Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez” Başka? “Herşey vatan için”. Bu sonuncusu, askerlikte çok attırılır. Rap rap yürürken “Her! Şey! Vatan! İçin!” diye bağırtırlar adamı. Yani bu “vatandaşlar”, aslında sözde “vatandaşlar” her nedense askerde atılan bir “sloganı” atıyorlar. Aslında askerlikte slogan atılmaz. Bunlar oraya özenti olacak şekilde bağrışıyorlar, demek daha doğru. Bu ülkede rütbelilerin yalakalık yaparak, şövenizmi kışkırtan en az iki parti var aslında. Biri MHP, biri de BBP. Acaba bu sözde vatandaşların, özde bu partilerden yani faşist olma ihtimali var mı? Yani o bir grup sözde vatandaşın attığı sloganlardan, onların alelade vatandaş olmadıkları, ama özel bir takım vatandaşlar oldukları anlaşılmıyor mu?

Ama Milliyet bunu böyle anlamıyor. DTPliler tepki gösterdiklerinde olay çıkardılar, oluyor. Ama faşistler konvoya saldırıyorlar ve bunun adı vatandaş tepkisi oluyor. Afedersiniz, o bile olmuyor. DTP konvoyunda kavga, oluyor.

Peki bir gün sonra Milliyet’in haberi ne?

 

 

İzmir’de atılan taşlara Ahmet Türk’ten düşündürücü yorum!

Tıkladığımızda birden bire şöyle bir haber okuyoruz:

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, İzmir´de dün yaşanan olaylarla ilgili ``Eğer bu şekilde devam ederse sadece İzmir´le kalmaz diğer kentlere de sıçrar. O zaman üzüntü verir ve zorlayıcı bir durum olur'' diye konuştu.

Doğan haber Ajansı Muhabiri´nin dün İzmir´de yaşananlarla ilgili sorularını yanıtlayan Ahmet Türk, partisine karşı belirli bir kesimin planlı bir saldırı yürüttüğünü öne sürdü. Olayları önlemede polisin de yetersiz kaldığını iddia eden Türk, “Böyle bir süreçte adeta hazırlıklı bir saldırıyı maruz kalmamız, milliyetçi, ırkçı, sivil faşistlerin bu ülkedeki sorunların çözümünü engellemeye yönelik güçlü bir direniş ortaya koyduklarını gösteriyor. Böyle bir mantığın aslında Türkiye´nin ne barışa ne kardeşliğe ne de demokrasinin gelişmesine katkısı var. Bu ortam tamamen Türkiy’yi kaosa sürüklemektedir. Bin yıldır kardeş olarak yaşan Türk-Kültür halkını karşı karşıya getirmeye çalışan bir provokasyondur, eylemdir. Biz, barıştan demokrasiden rahatsız değiliz. Ama bunun böyle bilinmesi gerekiyor ki böyle bir yaklaşım bizi zorlamaz, biz yine dolaşıp düşüncelerimizi aktaracağız. Ama şimdi bunu yaptığınız zaman diğer yerlerde de farklı hassasiyetler olabileceğini, yani orada çalışma yapacak siyasi partilerin de bu sefer farklı durumlarla karşı karşıya kalabileceğini anlamamız gerekiyor. Bin yıldır birlikte yaşayan halkın kardeşliğini herkesin görmesi ona göre tedbirler alması gerekir. Ben bugün buraya geldim. Binlerce kişi beni karşıladı. Binlerce insan bizimle yürüyor. Sayın Baykal, sayın Bahçeli bir yerlere gittiği zaman o konvoyları da bulamayacaklar. Orada daha büyük kaos, gerginlik ortaya çıkacak. Bütün bunların hesaplanması gerekir” dedi.

İzmir´de yaşanan olaylarda polisin seyirci kaldığını ileri süren Türk, `”Tahrikkar bir tutum sergilediler. Müdürlerinden talimat almadıkları için engel olmamışlar. DTP olduğu için mi bu vurdumduymazlık? Bunlar doğru değil. Gittiğim her yerlerde, gezdiğim her yerde `provokasyona gelmeyin. Biz meselemezi ikna ederek, anlatarak ortaya koyacağız' diyorum. Eğer bu şekilde devam ederse sadece İzmir´le kalmaz diğer kentlere de sıçrar. O zaman üzüntü verir ve zorlayıcı bir durum olur'” diye konuştu.

Öne sürmek, iddia etmek, ileri sürmek. Başkalarının iddialarını “bildirdi” ya da "belirtti" diye, en azından “ifade etti” diye sunan bu burjuva gazetesi, sıra konvoyu faşistlerce taşlanmış Ahmet Türk’e gelince neredeyse “sözde” kelimesi kullanacak kadar pervasızlaşıyor. İşte Türk basınının tarafsız gazetesi Milliyet’in internet sayfası.

 
 
Reklam